İmsak Vakti a 02:00
Mersin HAFİF KAR YAĞIŞLI
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Yayınevlerinin ”Yazar adaylarına” önerileri nelerdir?

Yazar adayları dosyalarını iletirken birbirinden farklı yayın çizgisi olan yayınevlerinden kendilerine uygun olanı nasıl seçebilirler? Yazar adayları yayınevine nasıl müracaat yapabilirler? Yazar adayları hazırladıkları dosyalarını yayınevine nasıl teslim etmelidir? Yazar adayları kitap dosyalarını teslim ederken nelere dikkat etmelidir? Punto, satır aralığı, font vb. konularda uygulanan bir standart var mıdır? Yayınevleri, Yazar adayları tarafından gönderilen kitap dosyalarını incelerken nelere dikkat ediyorlar? İyi bir editörün romancıya katkıları nelerdir? Çok eserli yazarlar bile eserlerinin dağıtım ve tanıtımında yayınevlerinden şikayetçiyken, ilk eseri yayınlanan bir yazar bu konuda nasıl memnun edilebilir? Yazar adayları gönderdikleri dosyalarla ilgili olarak aylarca yanıt alamadıklarını belirtiyorlar, değerlendirme süreçleri neden bu kadar uzun sürüyor? Yerli yazar adaylarımız değerlendirme beklerken çeviri eserler raflarda çokça yer alıyor, bunun temel nedenleri nelerdir? Kitap baskı ve dağıtım süreci nasıl yapılmaktadır? Sözleşme de kitabın sinema, dizi, çizgi filme uyarlama ve farklı formatlarda yer alan yayın haklarının yalnızca yayın evine ait olduğu madde birçok yazar ve yazar adayının sık karşılaştığı bir durum; telif hakları neden baskı dışı alanları da içeriyor, yazar adaylarının sözleşmede dikkat etmeleri gereken noktalar nelerdir?

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

  • 5686

    Okunma Sayısı

Yayınevlerinin ”Yazar adaylarına” önerileri nelerdir?
8

BEĞENDİM

Yazdır
- +
Yazı Tipi

Yazar adayları dosyalarını iletirken birbirinden farklı yayın çizgisi olan yayınevlerinden kendilerine uygun olanı nasıl seçebilirler?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: Özellikle yeni yazarların eserlerini basan yayınevlerini tercih etmeleri ilk tercih olmalı. Eserlerinin, o yayınevinin “ruhu”na uygun olup olmadığı da dikkat edilmesi gereken etkenlerden biri.

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: İlk kitapta ben yazarın her tarafa saldırmasından yanayım. Politik görüş sergilenip karşıt görüşte bir yayın dosya çok fazla yayınevine yollanabilir.

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: Yayınevlerinin başvuru koşullarını okumaları ilk atmaları gereken adım. Hangi türlerde, hangi dillerde alacaklarını burada açıklıyorlar. Örneğin, bazı yayınevleri çeviri fantastik eserler basarken Türkçe yazılmış bir fantastik eseri basmayabiliyor. Yayınevlerinin yazar ve yazarın yayın portfolyosuna göre seçim yaptıkları da vaka. Kimi yayınevi ilk kitap basmazken kimi yayınevi ilk kitaplara önem veriyor. Bunlar içeriğin önüne geçen ve yazar adayına zaman kaybettiren kriteler olabiliyor. Son olarak ise kendi metninin, adının hangi kitaplarla yan yana duracağını da incelemelerini tavsiye ederim.

Yazar adayları yayınevine nasıl müracaat yapabilirler? Yazar adayları hazırladıkları dosyalarını yayınevine nasıl teslim etmelidir?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: Pek çok yayınevi (internet sitelerinde aksi belirtilmemişse) yeni dosyaları kabul ediyor. Öncelikle yayınevine – mutlaka - bir telefon edip “yeni dosya” şartları sorulmalı. Telefon etmek ve mail atmak yetmeyecektir; yayınevinden bir editörle görüşmesi de gerekir.

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: Telefon ya da dijital ortamda doğru kişileri bulup dosyalarını yollayabilirler. Çünkü günümüzde pandemi sırasında ve sanıyorum günün birinde biterse evden çalışma olacağı için yüz yüze görüşme sağlamak çok daha zor olacaktır. PDF dosyası halinde dijital ortamda. Keşke imkan olsa yetkili kişiden randevu alıp yüz yüze dosyasının sunumunu yapabilse.

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: Burada yine yayınevlerinin başvuru koşullarına bakmaları gerekli. Yayınevinin hangi iletişim yolunu tercih ettiğini öğrenmeliler. Araya birilerini koymaya çalışmak, editörlere sosyal medya ya da e posta üzerinden ulaşmaya çalışmak ters tepen yöntemler olabilir, bu konudaki deneyimlerim bu yönde. Süreci takip etmek önemli ama bunun sıklığı ve dili de bunaltıcı olmamalı. Metinle birlikte bir sinopsis, temayı anlatan bir paragraf ve yazarı tanıtan birkaç paragraf olması da önemli. Hikâyesi ne, ne anlatmak istiyor, yazar kimdir bilmek süreci hızlandırıcı ve kolaylaştırıcı olabiliyor.

Yazar adayları kitap dosyalarını teslim ederken nelere dikkat etmelidir? Punto, satır aralığı, font vb. konularda uygulanan bir standart var mıdır?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: Burada herhangi bir şart olduğunu sanmıyorum. Timestürk, palatino, calibri gibi fontlar rahat okunan fontlardır. 12 punto ve 1,5 satır aralığı da tercih edilebilir.

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: Ben kişisel olarak “Times New Roman 16 ya da 18 punto” tercih ediyorum.

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: Yayınevlerini başvuru kriterlerini okusunlar. Benim tavsiyem 11 punto, 1,5 satır aralığı ve Times New Roman oluyor. Ama format dışında en önemlisi metnin Türkçe gramer kurallarına uygun, noktalama işaretleri doğru kullanılmış olarak gönderilmesi. Yazar adayları öyle özensiz dosyalar gönderiyor ki okumak imkânsız olabiliyor. Bu zannedildiğinden sık rastlanan bir durum.

Yayınevleri, Yazar adayları tarafından gönderilen kitap dosyalarını incelerken nelere dikkat ediyorlar?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: Eserin kısa bir özeti (1 sayfa A4 boyutu) dosyayı okuyan editöre büyük yardımcı oluyor. Yazarın kendi eserini nasıl anlattığı önemli. Burada da süslü cümleler kurmak eserini övmek değil, derinlemesine anlatması öne çıkıyor. O bir sayfalık anlatım o dosyanın okunup okunmayacağına vesile olabiliyor diyebiliriz.

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: İlk akla gelen ben bunu kaça mal ederim ve nasıl satabilirim? Reklam tanıtım nerelerde kullanabilirim, Türkiye’de aranan bir tür mü?

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: Bastıkları türlerde olması, hikâyesinin ilgi çekici olması ya da üslubun hikâyeyi farklılaştırmış olması önemli unsurlar arasında. Bununla beraber dönemsel olarak ilgi çeken konular, hikâyeler var; bazen o dönemle uyuşan bir hikâye gelirse de öncelenebiliyor. Elbette dili iyi kullanan bir yazar olması da gerekiyor.  Bazen yazarın kimliği, uzmanlığı da dikkat çekici olabiliyor. Bu daha çok kurgu dışı eserler için geçerli elbette.

İyi bir editörün romancıya katkıları nelerdir?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: İyi bir editöre “çoğaltan” değil “azaltan” biri olarak bakılmalıdır her zaman. İyi editörlerin, önlerine gelen dosyalara kendi eserleriymiş gibi hassasiyet gösterdikleri unutulmamalı. Karton karakterler ve romana herhangi bir katkısı olmayan olaylara ve hatta yazım yanlışlarına kadar her şeye müdahale etmelidir bir editör. O romanı birlikte yazmış olmaktan korkmayacağınız biri olmalıdır iyi editör.

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: İyi bir editör olmadan yazar kendini geliştiremez. Sonraki kitaplarına da çok büyük katkısı olur.

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: İyi bir editör en az romanın yazarı kadar önemlidir. Yazarken hikâyenin içine çok girilebiliyor, yazar anlatmak istediği her şeyi bir anda boca edebiliyor, gözden kaçırdığı noktalar olabiliyor ya da hikâyeyi dağıtmış, içinde kaybolmuş olabiliyor. İyi bir editör bunları görür, işaret eder, yazarın bu noktaları nasıl iyileştirebileceğine dair önerilerde bulunur. Yazar, metni olduğu gibi baskıya gidiyorsa endişe etmeli diye düşünüyorum.

Çok eserli yazarlar bile eserlerinin dağıtım ve tanıtımında yayınevlerinden şikayetçiyken, ilk eseri yayınlanan bir yazar bu konuda nasıl memnun edilebilir?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: Yayınevlerinin – aynı zamanda - “ticari” bir işletme olduğu unutulmamalı. Her yayınevi bastığı kitabın çok satmasını ister. Basılan her kitap için bir tanıtım ve dağıtım planı yapıldığı unutulmamalı. Yazar, tüm bu işleri yayınevine bırakmalı. Memnun olmak gibi bir derdi olmamalı; her yayınevinde o işleri “dert etmiş” insanlar var zaten.

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: Bu sektörde kimse kolay kolay memnun edilemez. Hele “piyasayı” bilmeyen ilk eseri yayınlanan bir yazarı memnun etmek çok zordur. Yazar adayının da kendi kitabına sahip çıkması ve çevresi vasıtasıyla her türlü sosyal medyasını kullanarak kitabının tanıtımını yapması gerekmektedir.Kitap çıkartmak tüp bebek yapmaya benzer.Zor meşakkatli bir yoldur, sürekli bakım ister.

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: Çok net söyleyeyim, edilemezKitapların satış adetleri belli, okurun temayülleri belli, satış noktalarının ezberleri de ortada. Burada en zoru satış ekiplerinin ve zincir satış noktalarının ezberleri.  Kendilerine göre satış kriterleri var; editörler, yayın yönetmenleri ne yaparlarsa yapsınlar bunu aşmakta zorlanıyorlar. Yayıncılık zorlu bir sektör, kitap temel ihtiyaç kalemleri arasında değil, kar marjları düşük, talebe göre arz fazla, her ay yüzlerce kitap üst üste yığılıyor, tanıtım alanları çok dağınık ve dar etki alanlı. Dolayısıyla, özellikle ilk eseri yayınlananların sabırla beklemeleri, yazmak istiyorlarsa devam etmeleri, birkaç eserinin yan yana durmasını beklemesi gerekiyor. Daha umut verici şeyler söylemek isterdim ama işin aslı bu. Daha çok bağımsız kitabevine ihtiyacımız var. Bunun bir çözüm olacağını düşünüyorum. Bazı yayınevlerinde, yeni eğilim olarak, kendi kitabının tanıtımına katkı sağlaması da eklendi. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Yazar adayları gönderdikleri dosyalarla ilgili olarak aylarca yanıt alamadıklarını belirtiyorlar? Değerlendirme süreçleri neden bu kadar uzun sürüyor?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: Her ay onlarca yeni dosyanın geldiği bir yayınevinden birkaç ayda yanıt beklemek doğru değil. Bu bir sabır işidir.

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: Ben buna çok üzülüyorum. Biz DKY olarak en geç 10 günde cevap veriyoruz. Ama ülkemizde zaten geri dönüşlerde sınıfta kalmış insanlarız.

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: Öncelikle çok fazla başvuru var. Bir günde onlarca geldiği de oluyor. Nitelik açısından yeterli olmayan başvuru da çok.  İnceleme sırasının gelmesi için birkaç ay kesinlikle gerekli. Üç aydan önce pek mümkün görmüyorum. Bununla beraber yayınevi kadroları dar; bir editör hem başvuruları okuyor hem baskıları hazırlıyor hem baskı tekrarlarını hazırlıyor hem yayınevindeki günlük işlerini yapıyor hem de hâlihazırdaki yazarlarıyla ilgileniyor. Bu bir kişinin kaldırabileceğinden fazla bir yük.  Yayınevleri şu kadar süre içinde cevap vermiyorsak olumsuzdur diyorlar zaten, hiçbir zaman kriteri vermeyene de başvurmamak lazım diye düşünüyorum. Bir yayınevine gönderip onu bekleyip bir diğerine geçmeyi de tavsiye etmem, belirlenen birkaç yayınevine aynı anda göndersinler.

Yerli yazar adaylarımız değerlendirme beklerken çeviri eserler raflarda çokça yer alıyor. Bunun temel nedenleri nelerdir?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: Tek nedeni var: Satış kaygısı - ne yazık ki

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: Çeviri eserlerin çoğu fondan yardım alıyor. Bir de bizim okur yabancı yazara daha çok prim veriyor. Mesela hala polisiye yazar olarak sadece Ahmet Ümit’i bilip başkalarının da varlığına şaşırıyorlar ama dünya polisiye edebiyatını daha çok tanıyorlar.

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: Başarısı – görece - olarak kanıtlanmış eserler, editörlerin ve yayın yönetmenlerinin daha kolayına geliyor. Bir ülkede birkaç bin basmışsa tamamdır diye düşünüyorlar. Bunu elbette her çeviri eser için söylemiyorum. Hatta yeterince çevrilmediğini, çok nitelikli eserlerden mahrum kaldığımızı da düşünüyorum. Bunun dışında bir yerli yazarı tutundurmak, onun eserini duyurmak zaman, para ve emek açısından daha maliyetli.  Yazarla uğraşmaktansa arada telif ajansıyla uğraşmak daha avantajlı geliyor olabilir. Bunun üçüncü nedeni ise okur kitlesinin yabancı yazarlara ve eserlere daha çok ilgi göstermesi. “Ben Türkçe edebiyat okumuyorum,” sözünü sıklıkla duyuyorsunuzdur. İskandinav polisiyesine yapılan yatırım, yerli polisiyecilerimize yapılsa abad olmuşlardı.

Kitap baskı ve dağıtım süreci nasıl yapılmaktadır?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: Editör ve yazarın ortak çalışması sonucu ortaya çıkan eser, yazara bir kez daha gönderilir. Yazar son halini verdikten sonra, yayınevi kitabı hangi ayda basacağını belirler. Bir hafta gibi bir sürede baskı işlemleri sürdükten sonra dağıtım ekibi girer devreye. Bir hafta gibi bir sürede de dağıtım yapılır.

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: Dosya, editör, son kontrol, kapak + dizgi, baskı, dağıtım. En zor kısım dağıtım tabii.

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: Dosya kabul edildiyse yayın takvimine alınır.  Yayınevlerinin en azından altı aylık planlarının belli olduğu göz önüne alınırsa onay alan dosya en iyi ihtimalle altı ay sonra basılacak demektir. Dosya onayından sonra en az üç ay süre verilmiyorsa o dosyaya yeterince çalışılmıyor demektir diye düşünüyorum. Editör ne zaman okuyacak, ne zaman yazara geri bildirimde bulunacak, yazar ne zaman düzeltmeleri yapacak?  Altı ay sonra dosyanız kitap haline geldi diyelim. Yayınevleri e-posta, tanıtım föyleri ve satış temsilcileri aracılığıyla bunu satış noktalarına duyururlar.  Kitabevleri, zincirler kendi  çizgilerine ve satış grafiklerine göre bir karar verirler. Burada yayınevinin satış noktalarıyla iletişimi, gücü, esere ne kadar güvendiği de önemli. Ne kadar iyi anlatılırsa o kadar kitabın şansı yükselir. Her eserin her kitabevine girmesi mümkün değil, bunu da bilmek gerekiyor. Yazar arkadaşlar her ilde her ilçede her kitabevinde eserlerinin olmasını beklemesinler. Olmuyor çünkü.

Sözleşme de kitabın sinema, dizi, çizgi filme uyarlama ve farklı formatlarda yer alan yayın haklarının yalnızca yayın evine ait olduğu madde birçok yazar ve yazar adayının sık karşılaştığı bir durum. Telif hakları neden baskı dışı alanları da içeriyor? Yazar adaylarının sözleşmede dikkat etmeleri gereken noktalar nelerdir?

DERVİŞ ŞENTEKİN - ÇINAR YAYINLARI: Yayınevleri “kitap” ve “e-kitap” hakkına sahip olmalı. Geri kalan tüm haklar yazarda olmalı.

AYŞE ERBULAK - DOĞAN KÜLEGEÇ YAYINLARI: Bu konuşarak anlaşmaya bağlıdır. Ben kendi kitaplarımın sadece “kitap” telifi için imza atıyorum, kendi yazarlarımıza da onu yapıyorum. İmzayı atarken dikkat etmek lazım.

ŞENİZ BAŞ - EDİTÖR: Bu dünyanın hemen hemen her yerinde böyle. Böyle olmaması için elinizin çok güçlü olması gerekiyor. Burada yazarın bu haklardan pay alıyor olması önemli. Tam devir zaten yasalar çerçevesinden mümkün değil, eserin yazarı sahibidir. Benim her yazar adayına tavsiyem yayınevine göndermeden önce bir editörden en azından değerlendirme almalarının yanı sıra bir uzmandan sözleşme konusunda da destek almaları. Kitabım basılsın diye her şartı kabul ederseniz ileride pişman olabilirsiniz.

  1. Derviş Şentekin
  2. Ayşe Erbulak
  3. Şeniz Baş
  4. Cenk Çalışır

Emeği geçen değerli yazar ve editörlerimize teşekkür ederim.

Saygılarımla
Rıfat Şentürk
www.rifatsenturk.com.tr

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Godzilla ve King Kong tüm insanlığı tehdit eden Mechagodzilla ile savaşıyor!

HIZLI YORUM YAP

1 0 0 0 0 0